O

Posted by her boku bilen adam | Posted in | Posted on 00:49

Bu yazıya giriş cümlesi bulamadım. Bir şeyler anlatmak istiyorum sadece. Belki birilerine klişe gelecek, belki fazla arabesk belki fazla bir şeyler bir şeyler. Bilmiyorum artık ne anlarsınız ama sadece anlatmak istiyorum.

Bundan 5 yıl önce hayatıma biri girdi. Öyle aniden, garip bi biçimde. Ama öyle bir girdi ki sanki hayatımın bundan sonrasında hep yanımda olacakmış gibi hissettirdi.

Daha sonra bu "hissettirdi"ler "hissettim"e daha sonra da "hissettik"e dönüştü. Hayatımın en güzel anlarını yaşattı bana. Tamam herkesinki başkadır da bizimki gerçekten bambaşkaydı.

Sonra ayrı gayrı düştük. Kalbinin birlikte attığı insanın yanında olamaması, onun yüzünü istediğin kadar görememek, ellerine dokunamamak kadar kötü bir şey var mı? Yoktu işte. Bitirdi bizi uzaklık.

Bitirmedi aslında.

Sadece insani zaaflarımıza yenildik. Zaaf dediysem öyle aldatma, yalan gibi şeyler gelmesin sakın aklınıza.

Biz çok seviyorduk, fazla seviyorduk, yüzüne bakınca sevgiden ağlayasınızın geldiği biri girdi mi hiç hayatınıza?

"Hayatta yapmam ben bunları, ben şuyum ben buyum" diye böbürlendiğiniz şeyleri bir bakışıyla size yaptıran biri girdi mi hiç?

Sadece sarıldığınızda tüm dünyanın bir metrekareye sığabildiği biri peki?

Biz öyleydik. Tüm dünyayı o 1 metrakereye sığdırmışken "Özlemek" zaafımıza yenildik.

Yenilmedik aslında.

Sonra son iki yıl geldi. Kabus gibi. Gibi değil aslında.

Siz hiç huzurunuzu kaybettiniz mi?

Koyvermek üzereydim. Dağıldım, bittim. Karakterim değişti, neşem gitti.

Aslında bir şey diyim mi size. Boşuna konuşuyorum ben.

Ben nasıl anlatayım ki şimdi size ona baktığımda içimde hissettiğim şeyi, kalbime döktüğü kaynar suları, bana bakışını, bana bakmayışını, elimi tutuşunu, onsuz iki yılı, onunla geçirdiğim onsuz iki yılı, onsuzluğa nasıl dayandığımı, ona yeniden kavuştuğumu sanıp da kavuşamadığımı, ona artık gerçekten kavuştuğumda tüm vücudumun içine dökülen kaynar şelaleyi..

Siz hiç sizi deli gibi seven birini deli gibi severken aynı kalbi ayrı ayrı...Bakın olmuyor, anlatamıyorum.

Bir şeyler anlatmak istiyorum dedim ya en başta, vazgeçtim ben. Anlatamam bunu. O'nu cümleye dökecek kadar yetenekli değilim ben.

Comments (26)

birlikteliginiz saglanamiyor sanirim. en azindan artik kavusup kavusmadiginiz belli degil yazida.

senin anlatamadigin bir cok boku da ben biliyorum. ama yalniz olmadigimi gördügüm iyi oldu. "fazla sevmek" tabirini benim yaptigim gibi kullanan bir insan daha varmis demek. gerci biz "cok fazla sevdik".

anlatamam demişsin ama "anladım"

çünkü;
yüzüne bakınca sevgiden ağlayasınızın geldiği biri girdi mi hiç hayatınıza?

"Hayatta yapmam ben bunları, ben şuyum ben buyum" diye böbürlendiğiniz şeyleri bir bakışıyla size yaptıran biri girdi mi hiç?

Siz hiç huzurunuzu kaybettiniz mi?

cevaplarım hep evet. bu yüzden anladım.

benim cevabım evet.
sınırlar olmaksızın yapılanlar hep sevgiden. Yok hayır sevgiden de değil. Hep O'ndan.

Ben de seni anlıyorum ama bence insan bu kadar çok severken,ne olursa olsun,ayrılığa sebep veren etken neyse onu bertaraf edebilmeli.Sonuçları ne getirirse getirsin..Böylesine sevmek kaç kere gelir başına? kaybedersen onu,öylesinedir sonrakiler,geçmiş olsun.

merak etmezsin ama ben yine de lafın gelişi söyleyeyim ; merak etme herkes " anlar(!) "

Derd-i aşkı ayrıdan sorman ne bilsün çekmeyen
Anı yine aşık-ı nalane söylen söylesun.

Baki
(Aşk derdini başkalarından sormayın; onu çekmeyen ne bilsin? Siz onu yine, ağlayan inleyen âşığa sorun da o söylesin.)

Belamı siktin sabah sabah .

"yüzüne bakınca sevgiden ağlayasınızın geldiği biri girdi mi hiç hayatınıza?"

evet. anlıyorum seni.

bu yazınla yaşlı bir balıkçıya denizi anlatmış kadar oldun, orayı biliyorum.

Aslında anlatamadığın cümlelerde bile aldım o duyguyu keşke dedim işte keşke...

Offf! Dağıttın beni!
O kadar iyi biliyorum ki o duyguyu, aslında herkes bir yerlerde yaşamiş, hissetmiştir dediklerini...
Tek değişen, herkesin O`sudur...

Sen anlatamadığını söylesen de anladık biz. :(

anlıyorum. bi kere olmuşsa eğer bir daha neden olmasın.

5 yıllık halen süren ilişkimde her yıl aynı cümle geliyor aklıma "Şehrin şehre uzak ve yine aynı şehrin bir başka şehre yakın olan yerinde ama senin yanında..." bazı şeyler sadece yaşanıyor.. bazısı anlatılıyor.. anlatılabiliyor ise yaşanmışlıkta bir eksiklik var olsa gerek diye düşünüyorum bazen...

ask iste ...
ya ama sonuc hep ayni... cok sevmeyeceksin, kendinden bisiler vermeyip, karsidakinide yuceltmeyceksin...
ya ask senin yasadigin gibi olsa super ama karsilikli olursa super, allahtan e-mail atip ben gidiorum, senin kicina da koca bi tekme atiorum dememis...
neyse cok sevme, ya da cok sev ama beraber sev...

hissetti/m/k...şimdi hissediyoruz ayrı ayrı.ama şanslıyım biliorum,birini bu kadar çok sevmek mucize gibi,bişiler bozulmuş dağılmış olabilir,sanırım esas olan o bağın hiç kopmayışını görmek.bence sende çok şanslısın.(L)

aslında anlatamadığını sandığın şeyi gayet iyi anlattın. her insanın içerisinde bulunan o duygu bazen taşar , taşar ve başka bir bedene dökülür. her beden kabul etmeye bilir yada gerektiği kadar alamayabilir. bence sen şanslısın ve zannedersem bir o kadar da şanssız. şanslısın çünki içindeki o duyguyu payaşacak birini bulmuşsun. her ne yaşadın bilmiyorum bilemem de ama yaşadığın güzelliklerin sana kattığından çok kaybettiklerin ardından ağlamayı yeğlemişsin . işte şanssızlığın burda başlıyor. bilmiyorum belkide ne saçmalıyor bu dersin , belki de gerçekten saçmalamışımdır...

"herkesin bir derdi var/durur içerisinde".. herkes gibi, hbba'nın da.

Ruh, bedenden ayrılır mı Üstad?

Bu adam her boku biliyorda neden ondan yazı beklediğimizi bilmiyor.Ben ygs lys ye hazırlanan bir öğrenci olarak neden her günümü sayfana girip yeni bir yazı varmı diye baktktan sonra mutsuz geçirmek zorundayım ? 10 dakikada kaç soru çözlür sen biliyormusun ! sırf senin yüzünden moleküler biyolojiyi kaçırma ihtimalim olduğunu biliyormusun ! ha soruyorum biliyormusuun :DD

Anlamak istemeyeceğim kadar yaşıyorum. "(...)kalbi kalbi ayrı ayrı.."
Devamı bende de..

"Sadece sarıldığınızda tüm dünyanın bir metrekareye sığabilmesi" adama efkar yaptırır be her boku bilen adam...

Yenildik...
Zamana, sabretmeye, güçlülüğe...
Yenildik...

Şimdi ne anlatılır, ne anlaşılır.
Ne kadarı kusulabilir.
Ne kadarı içte kalır.

O iki insandan başka kim anlayabilir hissedilenleri.
Kim hissettirebilir bir daha; hissedilenleri...

Stajda bos bos oturmaktansa HBBA'nın bloguna göz atayım dedim 2008'den basladım tek tek okumaya. Sen ne güzel bir adamsın, nasıl güzel anlatıyorsun duygularını. "Biz çok seviyorduk fazla seviyorduk, yüzüne bakınca sevgiden ağlayasınız geldiği biri girdimi hiç hayatınıza." Bu cümleyi iki kere okuyup iki kere üzüldüm. Güzel adamlar güzel severler. Sen güzel adamsın HBBA.

years of crying on the inside...trying to numb this excruciating pain... freezing all feelings...becoming cold... inflict the hurt you feel onto others...

Hope you will one day soon allow someone to hold you, allow yourself to trust, to weep...
Maybe you tried ("one touch and we knew..."), but your coldness, darkness must be frightening, harming those few who do see your grief and open their arms to you...

No doubt that you are strong, you survived all those years...Leaning on someone now and then does not make you weak, it makes you human (again)...