Elveda Barış Gelini

Posted by her boku bilen adam | Posted in , | Posted on 23:43

11

Pippa Bacca 2008 yılında bir gelinlik giyip Barış Yolculuğu'na çıkmıştı. İtalya'nın Milano kentinde başlayan yolculuğunda 4 ülke geçmişti Türkiye'ye gelmeden önce. Amacı dünyanın hala yaşanabilir bir yer olduğunu ve gelinlik giymiş masum bir geline kimsenin dokunmayacağını ispatlamaktı.

Türkiye'ye düştüğünde yolu önce tecavüz ettik bu gelinlik giymiş kadına. Hem gelinlik giymiş hem de otostop çekiyordu kadın başına. Sonra öldürdük. E sonuçta kirlenmişti gelinliği ne yapacaktık ki.

Bulamadılar önce. Bulduktan sonra da televizyonda haberini Arabesk filminde tecavüze uğrayan Müjde Ar'ın sahnesi eşliğinde verdi televizyonlarımız.

E komikti yani.

Pippa sormuştu "Barış nerede?" diye, biz de verdik cevabını "Gösterelim anamm!!!" diyerek.

Öldürmesek hamile kalırdı belki. Kalırsa da kalsındı ne olacak. Nasıl olsa kürtajı da yasakladı devletimiz. Bakanımızın bugün dediği gibi "Tecavüze uğrayan çocuğu doğursun, o bakamıyorsa devlet olarak biz bakarız".

Sağ olsun devletimiz.


****

Biz dedim yukarıdaki tüm cümlelerde. Ağzımdan salyalar saçım kustum resmen hepsinde. Çünkü bu akşam artık Pippa'yı biz öldürdük. Sağlık Bakanı eğer yukarıdaki açıklamayı yapıyor ve bu bile bizi şaşırtmıyorsa bu saatten sonra herhangi bir tecavüz olayı hepimiz tarafından işlenmiş demektir.

Bu saatten sonra hiçbir kadının güvenliği yoktur bu ülkede.

Artık kimse bana "Kadın kutsaldır" demesin bu topraklarda. Kimse bana dinden kitaptan bahsetmesin.

Bu ülke artık Zalimlerin Ülkesi'dir.

Hepimize geçmiş olsun. Umarım bir an önce vicdanlarımız betonlaşır yaşadığımız şehirler gibi de acı hissetmeyiz.

Elveda Pippa. Özür bile dileyemiyorum artık senden.

Beter Ol Yunanistan!

Posted by her boku bilen adam | Posted in , | Posted on 18:19

17

Yunanistan batıyor!!!

Evet Yunanistan'da ekonomik kriz var ve neredeyse 5 yıldır Yunan ekonomisi daha da kötüye gidiyor. Seçimler oldu partiler koalisyon kuramadı. Öyle olunca yeniden seçim kararı alındı. Anlayacağınız Yunanlar öyle durumda ki hükümet bile kuramıyorlar.

Batıyor Yunanistan yahu!!!

Peki biz ne durumdayız?

Allah'a şükür komşuya oranla bizim durumumuz süper. Harika yav. Baksana komşu batıyor yahu..

Ben sana bir şey söyleyeyim mi?

Biz hiçbir zaman Yunanistan olamayız.

"E tabi baksana adamlar ne durumda. Yazık ya" diyorsun ya hani şimdi, onu demiyorum.

Biz asla Yunanlar gibi olamayız derken onların haksızlığa karşı verdiği mücadeleden bahsediyorum sana.

"Nasıl yani?" diyorsun şimdi değil mi.

Bak anlatayım sana.

Bundan 3 yıl önce Yunan ekonomisi şimdiki sinyallerini verirken başladı Yunan halkının isyanı. Yanlış politikalar, ekonomik kararların günden güne ülkeyi kötüye götürmesi derken halk artık isyan noktasına geldi ve senin benim gibi kafasını eğip oturmayan genç yaşlı Yunan halkı sokaklara döküldü.

Derken 6 Aralık 2008'de 15 yaşında bir çocuk, Alexandros Grigoropoulos, polisin tabancasından çıkan bir kurşun sonucu öldürüldü. Alexis zengin bir ailenin çocuğuydu ama bu haksızlığa bu zulme ses çıkarması için fakir olmasına gerek yoktu. Alexis ile ilgili daha önce bir yazı yazmıştım hatırlarsınız. Hatırlamayanlar burdan okuyabilir.


Bugün geldiğimiz noktada Yunanistan daha iyiye gitmedi belki ama o halk Alexis'in hesabını fazlasıyla ödetti sorumlulara.

15 yaşında bir çocuğun yaşam hakkının hesabını sordu Yunan halkı.

Biz Yunanistan olamayız derken zaten ben de bundan bahsediyorum.

Bugün Çayan Birben hayatını kaybetti. Çayan Birben 31 yaşında bir kavgayı ayırmaya çalışırken polisin biber gazından hastanelik oldu. Çünkü Çayan astım hastasıydı. Polise "Ağbi yapmayın astımım var" diye haykırdı ama polis onu dinlemedi. Ölüm haberini alan ailesi o sinirle polise saldırınca onlar da biber gazı yediler.
Çayan Birben
Bugün, gazeteci Ali Akel, Uludere olayındaki tavrı nedeniyle Başbakan'ı eleştiren şu yazıyı yazdığı için 16 yıldır çalıştığı gazetesinden kovuldu. Ali Akel Yeni Şafak'ta yazıyordu hem de. Yeni Şafak gazetesinin kime yakın olduğunu yazmayayım isterseniz.

Bugün Başbakan yanlış buluyor diye kürtajın kanunen yasaklanması gündemde.

Başbakan bir sanat eserini beğenmiyor, o heykel hemen yıkılıyor, Başbakan "Kürtaj cinayetttir" diyor ertesi hafta kürtaj yasaklanıyor. Aynı Başbakan 34 kişinin kendi ülkesinin askerleri tarafından katletildiği Uludere için "Parası neyse verdik" diyor, İçişleri bakanı "Biber gazı sağlığa zararlı değil" diyor.

Halk ne yapıyor peki?

Halk susuyor. Hiçbir şey yapmıyor.

Astım hastası Çayan biber gazından ölünce susuyor.

Metin Lokumcu biber gazından ölünce "Ne işi var orda o yaştaki adamın" diyor.

Fenerbahçe taraftarı kadın, çocuk denmeden biber gazı üzerine boca edilince "Ne işi var o maçta kadının çocuğun, hem zaten ben Galatasaraylıyım koyduk mu" diyor.

Bir çocuğu dünyaya getirip getirmeme gibi bir karar bir çiftten alınıp Başbakan'ın ağzından çıkan cümleyle belirlenince "E aslında haklı adam dinen de sakıncalı" diyor.

Ama Yunanistan batıyor ha. Valla.

15 yaşındaki Alexis sırtından vurulunca Yunan Halkı isyan ediyor, bırakın Yunan halkını Atina'daki bir sokak köpeği bile isyan ediyor : Riot Dog



Türk halkı Allah'tan Yunanlara benzemiyor. Zaten Yunan mı Yunanlı mı o bile daha belli değil elin gavurunun.

Bizde ise en muhalifi Onuncu Yıl Marşı'nı açmış bayrak sallıyor. En çağdaşı hala "Baban kim bilemezdin şerefsiz"le vatan kurtarıyor.

En hümanisti önce etnik kimliğine, önce sırtındaki formaya bakıyor, kendisinden değilsen "Oh olsun" diyor.

Yunanistan ekonomide çöküyor ama insanlık dersi veriyor.

Biz maşallah iyi durumdayız. Allah devletimize zeval vermesin.

Yunanistan beter olsun! Ama neyse la acıdım aramızda para toplayalım da fakir Yunanlara yollayalım.

Mümkünse onlar da bize biraz insanlık göndersin.

The Sims Cumhuriyeti

Posted by her boku bilen adam | Posted in , | Posted on 14:52

8

The sims oyununu bilirsiniz. Kendinize karakter yaratır, giydirir, yedirir, içirir, dilerseniz çalıştırır, alışveriş yaptırır, fatura ödedir kısaca hayatın ta kendisini bilgisayar ekranında oluşturduğunuz karakterlere yaşatırsınız. Bir nevi Tanrıcılık oyunudur The Sims.

Karakter sizin istediğiniz tipe, sizin istediğiniz özelliklere, siz ne derseniz yapmaya hazırdır. Siz izin verirseniz dışarı çıkar, sevgili bulur, hatta işer.

Bazen sırf geyiğine yarattığınız evin saçma bir odasından kapıyı kaldırır 4 duvara hapsedersiniz karakteri. Öyle çırpınır durur, kafayı yer siz de monitörün başında kahkahalar atarsınız.


İşte bizimle yaptıkları tam da bu.

Bir Başbakan düşünün ki ona göre içki içmek çok büyük günah, içki içeceğinize üzüm yiyin diyor. İşine gelince insan haklarından bahsedip, kendi kabahati olunca "Ben bilmem" diyebiliyor,

Bir Bakan düşünün ki kapatılan web siteleri için "Girmeyin elelamin sitesine ne olacak" diyor,

Bir Bakan daha düşünün ki kendisini görünce sevindiğini söyleyen vatandaşa kameralar önünde takla attırmaya, davul zurna eşliğinde oynatmaya çalışıyor. Hem de bunu 5 işçinin ölümü için gitti taziyede yapıyor.

Bir ordu düşünün ki kendi vatandaşını terörist diye bombalıyor,

Bir polis düşünün ki genç, yaşlı, çoluk çocuk dinlemeden korumakla hükümlü olduğu halkına biber gazını boca ediyor, önüne geleni copluyor, gözaltına aldığı kadını dövüyor..

Bir halk düşünün ki tüm bunlara hiçbir tepki vermiyor, ne zulüm görürse görsün iki avam cümle duyunca "Adam samimi ama, aynı bizim gibi konuşuyor" diyip tüm bu olanları sineye çekiyor, susuyor, kendi evladı işkence görürken "E yapmıştır bir şey" diyor. Tepki vermiyor, tepki verene yapılan zulme yüz çeviriyor. Susuyor yahu.

Devlet bizim yediğimiz yemeğe, izlediğimiz diziye, gittiğimiz tiyatroya, tuttuğumuz takıma, yapacağımız çocuk sayısına, konuşacağımız dile her şeye sağ tıklıyor, "yap" diyor.

Devlet bizimle The Sims oynuyor.