Olimpiyat Ruhu ve Türkiye

Posted by Her Boku Bilen Adam | Posted in , | Posted on 13:56

Selamlar herkese,

Malumunuz olduğu üzere dün akşam 2020 Olimpiyatı'na ev sahipliği yapacak ülkenin belirlenmesi için IOC kurulu Arjantin'in başkenti Buenos Aires'te toplandı. Biz de Tokyo ve Madrid ile birlikte finale kalan 3 aday şehirden biriydik.

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki iktidara muhalif biri de olsam konu Olimpiyat olduğu için bir sporsever olarak bu süreci destekleyenlerdendim.

Zira 1992 Barcelona'dan beri TV karşısında da olsa tüm Olimpiyat Oyunları'nı takip eden, sporun sadece futboldan ibaret olmadığını yıllarca etrafındakilere anlatmaya çalışan, Universiade da olsa bir Olimpiyat'ta yer almanın tadını almış bir birey olarak gerçek Olimpiyat'ın, yani sporun kalbinin, kendi ülkemde, hem de yaşadığım şehirde atacak olma hayali beni gerçekten de heyecanlandırmadı değil. Bu yüzden de başta da dediğim gibi iktidarın başının "Çapulcu" diye aşağıladığı bir güruhtan da olsam bu süreci destekledim ve dün de bu oylamayı her ne kadar umutsuzca da olsa heyecanla izledim.

Umutsuzdum çünkü ülkemin Olimpiyat gibi bir duyguya ev sahipliği yapacak kapasitede olmadığını herkes gibi ben de biliyordum. Burda bahsettiğim organizasyonu yapacak olmaktan kastım tesisleşme, altyapı, ulaşım vb. şeyler değildi. Zaten ayrılan bütçelere bakıldığında İstanbul'un, Madrid'in 5, Tokyo'nun ise 2 katı bütçe ayırması ile bu sorunların 7 yılda tamamen çözülebilecek olduğu da aşikardı. Ama çözülmesi çok daha zor sorunlar vardı.

Bir kere her şeyden önce bizim ülkemizde "Sporsever" insanın eksikliğiydi en büyük sorun. Bizim insanımız için spor demek "Futbol" demekti. Ama bu söylediğimden de sakın insanımızın "Futbolsever" olduğu sonucu da çıkmasın çünkü biz "Futbolsever" de değiliz.

Bizim taraftarımız futbolu yani oyunu değil sadece "Kazanmayı" sever. Aksini iddia edene daha 2 ay önce ülkemizde düzenlenen U20 Dünya Kupası'nın ortalama seyirci sayısının turnuva tarihinin en düşüğü olan 4500'lerde kalmasını gösterebilirim. Final maçı bile boş tribünlere oynanmıştı hatırlarsanız.

Sporculara gelirsek Allahaşkına size soruyorum, sizce bizim ülkemizde "Sportmen" sporcu var mı?

Onu da geçtim, "sporu seven" sporcu var mı?

Sporun, hele hele Olimpiyat'ın ırk, ülke, bayrak, dil, cinsiyetten bağımsız birleştiriciliğinden haberdar sporcu var mı?

Bizim ükemizde Ermeni lafını hakaret olarak kullanan Rıza Kayaalp gibi bir sporcuya(!) bırakın ceza vermeyi, 3 gün sonra bayrağımız taşıttırılarak ödül veriliyor, Spor Bakanı "Rıza'yı yedirmeyiz" diyerek açıklama yapıyor.


Kafamda bunlarla ilk tur oylamasını izledim ve güç bela Madrid'i geride bıraktık. Kendi kendime dedim ki "Alalım şu Olimpiyat'ı da en azından sporsever bir nesil yetişir, 7 yılda ne çok değişir neler olur".

Derken bu ülkenin bakanının şu aşağıdaki tweetini gördüm.



Olimpiyat Ruhu, Olimpiyat'ın dil, din, ırk gözetmeksizin tek bayrak altındaki birleştiriciliği diyorduk değil mi?

Peki böyle bir açıklamada bunun esamesine rastlanıyor mu sizce?

Sonuçlar açıklandı Olimpiyat Tokyo'ya gitti. Peki ne oldu?

Biz ırkçılık, doping, gaflar, rezil açıklamalar dolu bakanlığına rağmen yukarıda da bahsettiğim gibi en azından "Olimpiyat"ın ülkemizde düzenlenme olasılığı için desteklediğimiz sürecin sonunda Sayın Bakan'dan şöyle bir açıklama gördük.



Şaşırdık mı?

Şaşırmadık.

Zira Olimpiyat sunumu esnasında "Nüfusumuzun yarısı genç" denilerek komitenin gözünü boyadıkları genç nüfustan kendi taraflarında olmayanları "Çapulcu" diye aşağılayan, "Bunlaaar" diyip ötekileştirip her fırsatta azarladığı gençlerin yaşam tarzına neredeyse tüm tanıtımlarında yer veren ama köprüyü geçemeyince ilk fırsatta suçu o gençlere yükleyen bir siyasi iktidardan bahsediyoruz.

Zaten bu Spor Bakanı olan zat en alakasız bir Spor organizasyonunda dahi spor lafını bile ağzına almadan önce Başbakan'a övgüler dizmeye başlıyor, muhalif görüşlü bir Basketbolcu (Cenk Akyol) kariyerinin zirvesinde sırf bu muhalif söylemleri yüzünden Milli Takım'a alınmıyor, Hidayet ise Başbakan'ı anlatan balgeselde yer buluyor ve en formsuz döneminde milli takımla sahaya kaptan olarak çıkıyor. Tepki verenler aforoz edilirken, biat edenler alıp başını yürüyor.

Olimpiyat'tan organizasyon olarak değil de "Olimpiyat Duygusu" diye bahsetmemin sebebi de bu.

Sizin ülkenizde Sporseverler yerine Biat edenler, yalakalar varsa;

Sporcularınız sporu, oyunu değil sadece kazanmayı, sadece şanı, şöhreti parayı önemsiyorsa,

Sizin bakanlarınız halka yakın olmayı "Götünüze kına yakın" seviyesine inmek zannediyorsa,

Sizin tesisleşmeden, gençliğe yatırımdan tek anladığınız TOKİ'nin betonları, o tesislerin başına diktiğiniz "Yassah hemşerim"ciler ise;

Siz en Doğu'nun kazandığı oylamadan sonra bile hala "Batı bizi sevmiyor" diyerek suçu hep başkalarında arıyorsanız;

Size Olimpiyat gibi bir ayrıcalığı, bir ruhu, biz güzelliği çok görmelerine de sesinizi çıkarmamanız gerekir.

Bir gün gerçekten Olimpiyat ruhu ile dolu bir nesilin içinde yaşamak dileğiyle.

Sevgiler.

Comments (20)

`sucu baskalarinda aramak``la ne güzel toparlamissiniz.ne güzel anlatmissiniz her seyi.

Selamlar,
Bir Ak Parti'li olarak yazdıklarına tamamen katılıyorum. Bence hükümet şu an ki başarısızlığını örtbas etmek için suçu başkasında arama eylemini gerçekleştiriyor. Fakat ozellikle twitter dan takip ettiğim kadarıyla buna çok güzel zemin hazırlayacak özellikle kendini gazeteci diye adlandıran kişiler var. Dün akşam benim için (ki anladigim kadarıyla senin içinde) büyük hayal kırıklığıyken bazıları için sevince dönüşmüş. Dediğim gibi bu olayda hukumrtin beceriksizligini örtmek icin altin bir fırsat. Açıkçası ben 100 metre finalini tribünden seyretmeyi cok isterdim.

Selamlar,
Bir Ak Parti'li olarak yazdıklarına tamamen katılıyorum. Bence hükümet şu an ki başarısızlığını örtbas etmek için suçu başkasında arama eylemini gerçekleştiriyor. Fakat ozellikle twitter dan takip ettiğim kadarıyla buna çok güzel zemin hazırlayacak özellikle kendini gazeteci diye adlandıran kişiler var. Dün akşam benim için (ki anladigim kadarıyla senin içinde) büyük hayal kırıklığıyken bazıları için sevince dönüşmüş. Dediğim gibi bu olayda hukumrtin beceriksizligini örtmek icin altin bir fırsat. Açıkçası ben 100 metre finalini tribünden seyretmeyi cok isterdim.

Selamlar,
Bir Ak Parti'li olarak yazdıklarına tamamen katılıyorum. Bence hükümet şu an ki başarısızlığını örtbas etmek için suçu başkasında arama eylemini gerçekleştiriyor. Fakat ozellikle twitter dan takip ettiğim kadarıyla buna çok güzel zemin hazırlayacak özellikle kendini gazeteci diye adlandıran kişiler var. Dün akşam benim için (ki anladigim kadarıyla senin içinde) büyük hayal kırıklığıyken bazıları için sevince dönüşmüş. Dediğim gibi bu olayda hukumrtin beceriksizligini örtmek icin altin bir fırsat. Açıkçası ben 100 metre finalini tribünden seyretmeyi cok isterdim.

Selamlar,
Bir Ak Parti'li olarak yazdıklarına tamamen katılıyorum. Bence hükümet şu an ki başarısızlığını örtbas etmek için suçu başkasında arama eylemini gerçekleştiriyor. Fakat ozellikle twitter dan takip ettiğim kadarıyla buna çok güzel zemin hazırlayacak özellikle kendini gazeteci diye adlandıran kişiler var. Dün akşam benim için (ki anladigim kadarıyla senin içinde) büyük hayal kırıklığıyken bazıları için sevince dönüşmüş. Dediğim gibi bu olayda hukumrtin beceriksizligini örtmek icin altin bir fırsat. Açıkçası ben 100 metre finalini tribünden seyretmeyi cok isterdim.

Selamlar,
Bir Ak Parti'li olarak yazdıklarına tamamen katılıyorum. Bence hükümet şu an ki başarısızlığını örtbas etmek için suçu başkasında arama eylemini gerçekleştiriyor. Fakat ozellikle twitter dan takip ettiğim kadarıyla buna çok güzel zemin hazırlayacak özellikle kendini gazeteci diye adlandıran kişiler var. Dün akşam benim için (ki anladigim kadarıyla senin içinde) büyük hayal kırıklığıyken bazıları için sevince dönüşmüş. Dediğim gibi bu olayda hukumrtin beceriksizligini örtmek icin altin bir fırsat. Açıkçası ben 100 metre finalini tribünden seyretmeyi cok isterdim.

bu yaziya destek verenlerin zihniyetini biliyoruz..zira onlarin gozleri kapalidir kalplerinde perde vardir..birakin bu entellektuel ayaklarini..sizlerin laikligi,modernligi azginligi mezara kadar..azrail sizlerin capulculugunu tescilleyecek merak etmeyin!!ben parti mensubu degilim ak partili de degilim.sadece objektif ve gercegi sizlere burada haykiriyorum..yemisim tayyibi ve digerlerini..

bu bir üstteki (adsız, 8 Eylül 2013 18:14) yorum için; "zira onlarin gozleri kapalidir kalplerinde perde vardir"

bu ne saçma bir argümandır arkadaş, madem allahın beni böyle yaratmış, senin ne haddine beni suçlamak? allahın işine mi karışıyorsun? tabi bu allahın sonradan beni "cehenneme" yollaması ayrı bir saçmalık... kendisi kapatsın sonra cehenneme yollasın sonra suçlu ben olayım, oldu başka?

mallıkta sınır yok insanlarda...

Güzel yazı,yazdıklarında da haklısın..

mallıkta sınır yok tabi!!haklısın..Allah istediğini yapar sen bu galakside bir karınca bile değilsin..isyanını anlıyorum ama nafile ;)son nefesini verirken hersey dank edecek o guzel beyninde rahat ol

bırakın bu dünyada başkasından hesap sormayı. kimsenin haddi değil. bunun için bu dünya mahkemeler kurulmuş. adil ve eşit yargılama yapılmaya çalışılıyor en azından dünyanın bazı yerlerinde. bunun dışında ilahi adalet diyorsanız onunda karar mercii ne sizsiniz ne de benim. bırakın onuda ahirete onun yetkilisi karar versin. sizin bu dünyada yapmanız gereken şey yaratılanı sevmek yaratandan ötürü. sadece insanı değil binbir çeşit hayvanı ve bitkiyi. sevin koruyun ki bu dünyada size güzel bir yuva olsun. köprü yapacağım diye ağaçları kesin. istanbula bir boğaz yapıcam diye deniz doğal hayatını mahvedin. sokak hayvanları için bir kap su koymazsınız. bunu yapanlara deli gözüyle bakarsınız. önce insan olun. sonra olimpiyat isteyin.

Ha ha ha

Bir insan dört başı mamur bir mü’min de olsa, beklentilerinden bütün bütün sıyrılmadıkça ihlası yakalayamaz ve hizmetlerinde de nihaî muvaffakiyete ulaşamaz..M.Fethullah GÜLEN

Fethullah Gülen değil, öyle denir mi ne kadar ayıp. Hocaefendi Hazretleri diyeceksin. H'ler büyük. Allah'taki gibi yani, orda da A büyük ya.

yazı guzel olmuş takipteyim.

Sen İzmir'de yaşamıyor muydun?

Anlayamıyorum sen nasıl benim abim değilsin? Kendime öyle yakın buluyorum ki seni...Tabiki uyuşmazlıklar olmuyor değil( ruh ikizi zırvalıklarına pek inanmam ki zaten öyle bir ifade de bulunmadım:) ).Bilemiyorum eğer tanışsaydık sen aynı samimiyeti hisseder miydin, ama bana eğri bildiğimin doğru olduğunu söylesen gerçekten oturup üzerine düşünecek ve tekrar tartacak kadar değer veriyorum düşüncelerine.Bilmeni istedim:) Sevildiğini hissetmek güçlendirir belki de kalemini.Bu kadar uzun aralar verme lütfen :)

gitti türkiyeye gelecek paracıklar :( japonya ne para kaldıracak şinçik :D

Güzel bir yazı. Tabela

okumadım