Sen Kimsin Lan!

Posted by her boku bilen adam | Posted in , , | Posted on 17:37

10


Yani diyelim ki yurt dışında bir akrabanız var. Sizi ziyarete geldi beraber bir sürü fotoğraf çekildiniz. "Ya bana bunları atar mısın?" dedi size. Baktınız dosyanın boyutu almış yürümüş. Dediniz ki "ben bunları Rapidshare'e upload edeyim sana da linkini atayım indirirsin".

Nah indirirsin!

Allahın salağı!

Sen kimsin lan!!!

Gelmiş de internetten dosya indirecekmiş de yok akrabasıymış da fotoğraflar varmış da..Ulan ne bileyim ben o fotoğrafların için de müstehcen şeyler olmadığını lavuk!

Nikahlı karın mı sanki bu?

Ha bi de erkek ha. Ulan sapkın mısınız. Eşcinsellik hastalıktır tedavi edilmesi gerekir, terbiyesizler.

Kuzen mi?

Olsun. Ne olur ne olmaz. Belki fotoğrafın birinde elinizde sigara, önünüzde içki vardır. Zaten işiniz gücünüz içki. Aksırana kadar, tıksırana kadar içiyorsunuz.

Ha siz içki sigara kullanmyor musunuz???

Olsun. Belki arkanızdan geçen birinin elindedir o sigara. Fotoşopla buğulayabiliyorsan tamam.

Yok lan yok ne tamamı. Ben ne güvenecem size.

Yasak yükleyemezsin, indiremezsin. O kadar!

Git Moviemaker'ı aç, fotoğrafları yükle, klip yap; Youtube, Vimeo falan oralara yükle de ordan izleyin...

Şaka lan şaka! Allah'ın malı nasıl da inandı.

Nereye izliyon oğlum? Bok izlersin!

Sen kimsin de Youtube'a girecen. Hem ne işin var elalemin sitesinde???

Zaten size kalsa işiniz gücünüz porno!

Yürü git! Bak hala!!!

Git lan!

Sıçmak mı? Hımmmm... Yok.. Onda bir şey yok. Sıçabilirsin..



O değil de, Kaset var mı elinde kaset??

Varsa ver lan, lazım olacak. Tam zamanı.

Git

Posted by her boku bilen adam | Posted in | Posted on 23:23

14

Hiç ara vermeden çalış, kendini kaptır, didin uğraş, yorul..

Evine git, ortalığı sil süpür toparla, temizlediğin yerleri bi daha temizle...

Olmadı değil mi?

Kalk git dön. Seyahat et. Saatler süren yolculuklar yap, doğduğun şehre, sevdiğin, seni seven insanların yanına koş, onları kucakla, onlara sarıl, öp.

2 yaşındaki dünyanın en tatlı yaratığı sana seni sevdiğini söylesin gözleri parlaya parlaya,

Seni hep seven insanların saf sevgilerini hisset.

Sonra dön geriye.

Yine aynı yerdesin değil mi?

E ne oldu şimdi?

Sen gittiğini mi sanmıştın yoksa?


Gitmiyor..

Gidemiyorsun.

Diken

Posted by her boku bilen adam | Posted in , | Posted on 03:08

5

Gencecik yaşında tüm hayatını, geleceğini koyuyorsun ortaya. Sırf daha özgür bir ülkede yaşamak, adaletli bir düzenin peşinden gitmek için. Uğruna mücadele ettiğin, kelleni koyduğun halkın bile sahip çıkamıyor sana ve daha 25 yaşında o ipe götürülüyorsun.  Son sözün "Yaşasın halkların kardeşliği" oluyor.

Son söz.

Bu dünyada ağzından çıkan son cümle hala bu olabiliyor hem de her sözü kavga, savaş, kan olanların el üstünde tutulduğu yerde.. Hala barış, kardeşlik diye gidiyorsun bu diyardan.


Her sabah ufacık çocukların varlığını kendisine armağan ettiren bu topraklar kabul etmiyor senin kardeşlik, barış çağrını. "Sizden üç bizden üç" diyor ne şapkasını ne koltuğunu yıllarca bırakmayacak olan Baba'lar.

Senin davanı kaban giyip kuru slogan atmak sanıyor kolpa dava adamları.

Uğruna hayatını verdiğin halkın, işkencecileri el üstünde tutuyor yıllarca.

"Hesap soracağız" diyip de pişkin pişkin "Biz mi koyduk bu kanunları" diyenleri "Halk Adamı" ilan ediyorlar.

"Tamam kardeşiz ama.." diyenlerin "ama"ları bitmiyor hiç bir zaman.

Giden gidiyor.

İnsan ne zaman ölüyor?

Gülünün solduğu akşam.

O gül hep mi solgundu ki biz böyle olduk?

O gül sadece diken miydi ki bunca yıl hiç bi şey değişmedi?

O gül aslında hiç yok muydu ki acaba artık her gün en az 3'er gencin ölmesi bile bize hala bir şey ifade etmiyor?

Ama aslında...

Ama'lar bitmiyor.
Gül ise hiç olmadı.
O zamanlar umut vardı.
Şimdi o da kalmadı.

"Mutsuzluk"suzluk

Posted by her boku bilen adam | Posted in , | Posted on 01:48

16

Aslında yazmayacaktım. Yaşamak yetiyordu bir de yazmakla deşmeye gerek yoktu. Ama işte olmuyor öyle. İstediğin kadar gül, gez, etrafta kahkahalar atarak dolaş, insanlar sana "ya ne kafa adam bu" desin ama geliyor bi noktada yakalıyor seni.

Cumartesi gecesi sabaha karşı, nasıl bir zaman dilimiyse işte, biriktirdiğim Behzat Ç. bölümlerini izleyeyim derken son bölüme, son sahneye öyle bir zamanda öyle bir halde yakalandım ki...

Evet evet hala sonu üç noktayla bitecek cümleler kurabilecek kadar yakalandım.

"Yapamam ben.."

Niye?

Korkaksın. Kendi duygularından korkuyorsun. Onları hayatın gerçeği, dünyanın şartları dediğin saçmasalak şeylerle süslüyorsun.

"En büyük felaketler senin başına gelmiş değil mi?"

Ne felaketi ki bunlar? Neyin felaketi ki? Ne acısından ne azabından bahsediyorsun sen? Dünya senin etrafında dönüyor, başka kimse yok. Kendi yarattığın hücrendesin ve kimseyi görmek istemiyorsun, seni çıkaran, nefes aldırana ise "gücüm yok" diyorsun.

Gücün yok hee gücün yok. Hücrende çürümeye gücün var çünkü.

"Mutsuz oluruz ben biliyorum"

E tamam işte mutsuz olalım. Mutsuz oluruz ne güzel.

Herkes mutlu biz mutsuz olalım.

Herkes sahte kahkahalarla birbirine on dakkada bir "Seni seviyorum" diyor; biz sarılıp ağlayarak sadece bakalım gözlerimizin içine.

Herkes rahat rahat yaşıyor, arabasıyla geziyor, tatile gidiyor, ankastre mutfağında yemekler pişiriyor; e biz Teka Ankastre'nin sunduğu Masterchef'i izleyip evde oturalım saatlerce amaçsızca.

Mutsuz olalım. Ne güzel işte.

Yok ama gücümüz yok değil mi?

Ben mutluluk istemiyordum ki hiç. Mutsuz olalım istiyordum beraber.

Şimdi o da gitti.

Mutsuzluğumu da götürdün.

Şimdi garip bi şeyin içinde dönüp dolanıyorum.

Ne yapayım ki şimdi.

Masterchef başladı. Onu izleyeyim..

* Behzat Ç.'yi izlememiş olanlar aşağıdaki videoyu izlemesin. Sonuçta "Haftanın Şarkısı" yazısı bu, sağ taraftan şarkıyı dinleyip kapatsınlar. Ama yine de siz bilirsiniz tabi.

Doğa İçin Çal 3

Posted by her boku bilen adam | Posted in , | Posted on 16:15

1


Doğa İçin Çal 2






www.dogaicincal.com