Her Zararlı Şeyi Yasaklayacaksak...

Posted by her boku bilen adam | Posted in , , | Posted on 15:21

12

Madem hükümetimiz bizleri çok düşünüyor, bize zararlı olduğunu düşündüğü pek çok şeyi bir bir yasaklıyor; o zaman bazı önerilerim var;








Ne dersiniz? 

Bana Mutluluğun Resmini Yapabilir Misin Tayyip?

Posted by her boku bilen adam | Posted in , | Posted on 01:12

10

Çok değil 1 ay kadar önce Boston Maratonu'nda yaşanan terör saldırısı sonrası 3 Amerikan vatandaşı hayatını kaybetti, 200'den fazla insan yaralandı.

Patlama yaşanır yaşanmaz, olay yerinden tüm Amerikan Basını canlı yayına geçti, olay tüm detaylarıyla araştırılarak bilgiler tüm dünyaya aktarıldı.

Sosyal Medya aracılığı ile neredeyse yaşanan her şey tüm Amerikan Halkı tarafından paylaşıldı.

Her şeyden önemlisi ABD Hükümeti "Ulusal Yas" ilan etti.

Bize dönelim.

Sadece 6 gün önce Reyhanlı'da resmi sayılara göre 51, ortalıkta dolaşan spekülasyonlara göre ise 150'den fazla vatandaşımız hayatını kaybetti.

Orada neler olduğunu öğrenmek için televizyonları açtığımızda ise karşımıza eğlence programları, yarışmalar, futbol programları çıkıyordu.

Gazetelere bakalım dedik, ufak dipnotlar, belirsiz yazılar vardı sadece.

Yayın yasağı kondu,  kimseden gık çıkmadı.

Oysa Facebook'ta dolanan videolarda gördüğümüz, Hatay'daki arkadaşlarımızdan aldığımız bilgilerde Reyhanlı'da olanların tam anlamıyla bir katliam olduğu anlaşılıyordu.

Sustuk, susturulduk.

Olaydan 1 gün önce ilçedeki 73 mobese kamerasının arızalandığı haberi çıktı sonra.

"Yav nerdeyiz, neler oluyor" dedik.

Ama yoktu ses mes.

Dün ağzının içine baktığımı Başbakanımız yanında Bakan'ları ve 60 küsur şirketin CEO'su ile ABD'ye gitti. Bugün de aşağıda kurmayları ile birlikte karşısına çıktığı Obama, Biden ve Kerry ile şu gülümseyen pozu verdi.


Tamam ulusal yas ilan etmediniz, yayın yasağı koydunuz, 3 maymunu oynadınız da bu gülümseme niye?

Şimdi mutlaka "Ak Gençlik"ten falan çıkıp "Ne var öyle gülümserken çekmişler, Reyhanlı'yla neden bağlantı kuruyorsun, gülemez mi Başbakan?" diyecekler olacaktır.

Gülemez efendim kusura bakmayın.

Tarihinin en büyük saldırılarından birine uğramış ve onlarca vatandaşını kaybetmiş bir ülkenin Başbakanı, Bakanları daha bu saldırının üzerinden 1 hafta bile geçmemişken her ne olursa olsun sırıtarak poz veremez.

Daha Reyhanlı'ya gitmeden soluğu ABD'de alamaz.

Mavi Marmara'da ölen vatandaşları için ortalığı ayağa kaldırmakla övünürken ki doğrusu budur, Reyhanlı'da ölenler için sus pus olamaz.

Seçim sloganı bile "Aynı yoldan geçmişiz biz, Bir Allah'ın kuluyuz biz" olan bir partinin lideri Reyhanlı için eylem yapan vatandaşlarına biber gazı sıktırtamaz.

Ama boş lakırdı işte bizimki.

Hikaye.

Ortadoğu'nun lideriyiz, tüm dünya ürküyor bizden, Esad bile nasıl tırsıyordur şimdi bu tabloyu görünce.

Heyt be!

Dünya gücüyüz oğlum.

Hadi siz de asmayın suratınızı 150 insanımız öldü diye.

Hadi gülümseyin ya.

Hayat çok güzel, bombalar falan...



Gekas Marşı

Posted by her boku bilen adam | Posted in , | Posted on 11:16

2

Bu yıl Avrupa'da gelen başarılara rağmen, son yaşanan derbi ile birlikte artık ne kadar çürüdüğü ortaya çıkmış Türk Futbolu adına bence bu yılın en güzel hikayesi Akhisar ve Gekas oldu.

Akhisar'ın Akigoları da Gekas için güzel bir marş yapmış.

Ne Zeus ne Perseus
Asıl tanrı bu deyyus
Ne Sow ne Burak Yılmaz
Theofanis Gekas...

Hayallerde Yaşıyor Bazı...

Posted by her boku bilen adam | Posted in | Posted on 10:39

3

Götüm Residence,
Sikko World
MyWhoreWorldİstanbul

ve daha niceleri....

Yeter lan yeter şerefsizler.

Beton yığınına çevirdiniz güzelim şehri.

Yeşil Öfke, Ayşe Arman'lı residence reklamı nezdinde, alayına güzel bir gol atmış.


Yeşil Öfke

Web :  www.yesilofke.com
Facebook : www.facebook.com/y.ofke
Twitter : www.twitter.com/Yesil_Ofke

Reyhanlı ve Biat Halifeliği

Posted by her boku bilen adam | Posted in , , | Posted on 01:54

4

Son bir buçuk ay içinde 2 kez Başbakan'ın bulunduğu ortamlarda bulundum. Her ikisinde de ortamda Türkiye'nin en saygın iş adamları, üst düzey yöneticileri, Bakanları da bulunmaktaydı. Başbakan'ın bırakın etrafta olmasını, gelmesinin duyurulmasından itibaren sadece çalışanlarda değil; bu saydığım önemli isimlerde bile inanılmaz bir telaş gözlemledim.

Başbakan'ın salona girmesine saatler varken bile konuşmasının 10 dakikasını kendisine övgü olarak dizen "kodaman" diye tabir edeceğimiz önemli isimler,  teknoloji hakkında bir oturumdaki en alakasız konuyu bile "Sayın Başbakanımız'ın da izniyle" diye bağlayan Bakan'lar, hatta bilim adamları ile dolu birkaç gün geçirdim ve uzaktan yansımasını gördüğümüz biat kültürünün ne boyutta yaşandığını gözlemleme şansını yakaladım.

Ben Tayyip Erdoğan'ın yarattığı biat etkisinin Türkiye tarihinde eşine benzerine rastlanmayan ve bir daha da kolay kolay rastlanmayacak, hatta daha da abartayım Osmanlı dönemindeki padişahlık kurumuyla birebir aynı olduğunu düşünüyorum en basit şekilde ifade etmem gerekirse.

Şimdi diyeceksiniz ki "E zaten bunu bilmeyen mi var, her şey ortada".

Evet aynen öyle zaten. Amerika'yı yeniden keşfediyor değilim. Son 10 yılda sıra ile tasfiye edilen kurumlar ve her şeyin tek bir adamın ağzının içine bakar hale geldiği, hatta bunu iktidarın önemli bir vekilinin de "Boşuna oturuyoruz o koltuklarda" diyerek kabul ettiği bir sisteme geldik.

Başbakan ne isterse o oluyor.

Konu fark etmiyor. Siyaset olsun, spor, teknoloji her ne olursa olsun o ne derse, neyin yapılmasını emrederse o oluyor, ne hoşuna gitmezse o yasaklanıyor.

Sigarayı, içkiyle arası yok, hoop kanunlar, yasaklar...

Yarın öbür gün yediği balıktan zehirlense, olta satışının yasaklanacağı bir sisteme doğru gidiyoruz.

Böylece vatandaş olarak yaşamanın zaten zor olduğu ülkede, "AKP'li olmayan vatandaş" olarak yaşayabilmenin neredeyse imkansız hale geldiği bir ortam başarıyla yaratıldı.

Ama en tehlikelisi, bu iktidar gücü, bu biat kültürü, bu dalkavukluk artık kesmiyor onu.

O en başından beri aklında olan daha fazlasını, yani tüm Ortadoğu'nun, tüm müslümanların siyasi halifesi olma derdinde.

Bunun için de artık tamamen "Dark Side"a geçmiş durumda.




Artık kendi vatandaşı, kendi halkı, vicdanı, aklıselimi tamamen yitip gitmiş durumda ki aslında zerresi bile olduğundan şüpheliyim.
 
Sonu nereye kadar gidecek diyorsanız; güce tapan, zalimi sırtında taşımayı, alkışlamayı, uğradığı zulmü sineye çekmeyi benimsemiş bir toplumda oyunu kuralına göre oynayan bu adamın daha da ilerleyeceği ve artık freni patlamış kamyon hızıyla gideceği kanaatindeyim. Daha çok kurban var elimizde.

Artık daha çok öleceğiz.

Hopa'lar, Uludere'ler, Reyhanlı'lar daha da çoğalacak ve "Koyun" olmaktan "3 Maymun" olmaya terfi edeceğiz.

Biz Niye Böyleyiz?

Posted by her boku bilen adam | Posted in , | Posted on 02:53

5

Bir derbi maçını daha geride bıraktık bu akşam.

Adı derbiydi ama sadece birbirini ve taraftarlarını tahrik etmekten başka amaçları olmayan iki takım oyuncuları vardı sahada ve oyun olarak da daha az kötü olan kazandı işte. Burası önemli değil şu saatten sonra da.

Size bir şey söyleyeyim mi;

Ben bu akşam bana maç izlemeye gelen Fenerbahçe formalı arkadaşımın üzerine bir şeyler vererek evden gönderdim yolda başına bir şey gelmesin diye.

Az önce de 20 yaşında bir gencin ölüm haberi geldi.

Bu ölüm üzerine de önce "Fenerli mi öldürmüş Cimbomlu mu?", "Fenerli mi ölmüş, Cimbomlu mu?" diye soranlar, 

Öldürülen Fenerbahçeli genç için "Ölüsünü de dirisini de..." diyen Galatasaraylı, "Saha ortasında sevindiniz, katil sizsiniz" diyen Fenerliler ve daha bir sürü şey.

Daha dün çok sevdiği takımının stadındaki son maçına 5-6 yaşındaki küçük oğlunu götüren kadına bile biber gazı sıkabilen polisin vicdanını sorgularken bugün yaşananlar ve daha neler neler.


Ben artık birbirini öldürmek için bu kadar bahane üretebilen bir toplumda huzurla uyuyabilecek ve sabah erkenden kalkıp güleryüzle yaşamını sürdürecek motivasyona sahip değilim.

Biz niye böyleyiz ki?

Keşke böyle olmasak.