Özgecan Bir Milat Mı?

Posted by her boku bilen adam | Posted in | Posted on 23:17

4

Size çok samimi bir şey söyleyeyim mi?


İnandığı dinin vaat ettiği cennete gitmenin yolunun annesinin ayakları altında olduğuna inanıp en yakın arkadaşına bile "ananı sikeyim" diyebilen,

Çocuğu erkekse pipisini ona buna göstermesine, küfretmesine kahkahalar atarken, kızı olmuşsa daha doğumundan utanmaya başladığı süreçte yasaklarla, kısıtlamalarla, baskılarla ona duvar örmeye çalışan,

Oğlunu kendi eliyle milli(!) olmaya götürmekle övünürken, kızının bekaretini kaybetmesini "Namus Meselesi" diye gören,

Kendi annesine, kız kardeşine, sevgilisine, eşine yapılsa katil olabileceğini iddia ettiği birçok şeyi başka kadınlara yaparken en ufak bir utanma duygusu yaşamayan,

Tuttuğu takımın karşı takımı ezici bir skorla yenmesine "Tecavüz ettik" diye sevinen,

"Kadınla erkek eşit olamaz, fıtratında yok" diyen bir siyasi lidere sahip olduğu yetmiyormuş gibi o liderin neredeyse her dönem kadınları aşağılayan bu laflarını başta kadınlar olmak üzere alkışlarla onaylayan bir çoğunluğa sahip,

Ne idüğü belirsiz, sırf iktidar yalakalıklarıyla yıllardır yolunu bulan bir hanzonun, Özgecan'ın ölümü üzerine yine yaranmaya çalıştığı kesime hoş görünmek için yaptığı insanlık suçu açıklamasının karşılığında kendisini yaratan programdan atılmasıyla mutlu olabilen duyarlılara sahip,



Yılda kayıtlı 300, kayıt dışı en az 1000 kadın cinayeti yaşanırken çözümü pembe otobüs, dolmuştan en son inme, panik butonu gibi yöntemlerle arayan, farkındalık kampanyalarını bile "Adam ol, bunu yapan erkek değildir" gibi erkeği yüceltip kadını aşağılayarak kurgulayan,

"Özgecan milat olsun" diyip; Serpil Öğretmen ve annesini, Ayşe Paşalı'yı, Pippa Bacca'yı, Fatma Nur Çelik'i, N.Ç'yi, Zeynep Taş'ı milat ilan ettiği günleri çabucak unutan bir toplumda erkek olarak doğmuş şanslı(!) bir birey olarak bu toplumun en ufak bir ilerleme kaydedeceğine inanmıyorum.

Ne umudum ne de bu topluma karşı en ufak bir inancım yok. Kendisine ve yaşadığı topluma bir şeyler katabilmeyi görev edinmiş kişilerin aşağılanıp, gelişimi sadece betondan, arabadan, yoldan, cep telefonundan ibaret gören organizmalarla bir arada yaşamaktan da yoruldum.

Eşimin, annemin, kız kardeşimin, sevgilimin, teyzemin, yengemin yalnız sokaklarında bile dolaşamadığı, başına bir iş gelse polisini bile aramaktan çekindiğim bu ülkenin taşı toprağı benim için kutsallıktan çok çok uzak.

O yüzden ne Özgecan'ın milat olabileceğine inanıyor, ne de çözüm mercii olarak görülen bu ülkenin devletine, hukukuna, yasalarına inanmıyor, güvenmiyor ve hiçbir zaman da güvenmeyeceğim.

Bu toplumun artık kaybolmayacak dinamiklerini tamamen çözdüğümden dolayı da hayalim değil ütopyam, bir gün aşağıdaki videoda izleyeceğiniz bireylerin yetişkin olduğu bir toplumda yaşayacak imkanlara sahip olabilmek.