100 - Noviembre

Posted by her boku bilen adam | Posted in | Posted on 22:58

"Son 20 Yılın En İyi 100 Filmi" adı altında bir seriye başlayacağımı duyurmamın üzerinden 1 ayı aşkın bir süre geçti. Planım 2010'a girer girmez bu seriye başlamaktı. Ama araya başka şeyler girdi; listede yeni düzenlemelere gittim (Türk filmlerini çıkarmak gibi) , bu arada henüz izlemediğim bazı filmleri izledim ki listeye kafadan girenler de oldu o  filmlerin arasından.

Ve sonuç olarak 1990 - 2010 tarihleri arasında çekilmiş en iyi 100 film listem şekillendi ve yazı dizisine de başlamak için bir engel kalmadı. Daha önce de belirttiğim gibi 100 filmi size liste halinde sunmak yerine her film için ayrı bir yazı, ayrı bir inceleme olacak bu listede.

Çok da araştırmadım ama bloglarda yapılmış en uzun ve en kapsamlı yazı dizisi olabilir bu.

Efendim "listede niye Türk filmi yok" diyenler olacaktır. Daha önce açıkladım yine söyleyeyim. Türk Filmleri için ayrı bir yazı dizisi daha olacak ki zaten "90'ların En İyi Türk Filmleri" serisi ile başlamıştım ona da.

Bu seriye dönecek olursak ufak bi kaç bilgi de vereyim. Her filmin yazısında filmin afişi, fragmanı, filmin önemli sahnelerinden biri, filmin en güzel şarkısı gibi bölümler yer alacak. Bunlar daha sonra kendimden ve okuyuculardan gelen tepkiler doğrultusunda eksilebilir ya da çoğalabilir bakalım.

Sözü daha fazla uzatmadan hemen serinin 100. sırasındaki filmden başlayalım.

Filmimiz 2003 tarihli bir İspanyol filmi olan NOVIEMBRE yani Türkçe adı ile KASIM



Fragmana bakıp da filmi, simgelerle doldurulmuş, entel kabızlıkta bir film sanmayın sakın. Film gayet yerinde göndermelerle dolu, ne anlatmak istediğini ve nasıl anlatmak istediğini gayet bilen çok sağlam bir duruşa sahip bir yapım.

Bu uyarıyı yapmamın nedeni de özellikle bizim sinemamızda kullanılmaya çalışılan üslup nedeni ile insanların gözünde "sanat filmi" denen kavramın ucuz materyallerle doldurulmuş en kaba tabirle "özenti" filmlere dönüşmesi.

Noviembre yukarıda da dediğim gibi bunu yapmıyor.

Filmin anlatmak istediği şey yönetmen Achero Manas başta olmak üzere tüm ekibi tarafından tamamen sindirilmiş ve bunu yansıtmaları da o derecede başarılı. Dolayısıyla sindirilen bu düşünce, izleyiciye bizdeki entel kaygılar gibi değil; gayet yerinde bir dille aktarılıyor. Bunda büyük paylardan biri de filmin yer yer belgesel türünden de beslenen yapısı.

Hikaye Alfredo adında genç bir kasabalının yanına kendi yaptığı kuklasını alıp bisikletiyle büyük şehre (Madrid) gidip tiyatro okumak için konservatuara girmesi ile başlıyor.  Alfredo okula girdikten sonra da başta Sanat'ı Sanat'tan çok bürokrasi içindeki memur zihniyeti ile algılayan hocalarından, kariyer ve ekonomik kaygılar içindeki arkadaşlarından rahatsızlık duymaya başlıyor.

Filmin bana göre en önemli sahnelerinden birinde de bu bakış açısı, Alfredo ve Hocası arasındaki bir diyaloğa yansıyor. Ayrıca filmin belgesel türünden de öğeler barındıran anlatımına da aşağıdaki sahnede rastlamak mümkün.



Filmin adı olan Kasım yani Noviembre, Alfredo'nun tiyatroya ve sanata kendisi gibi bakan arkadaşlarıyla kurduğu  ekibin adı.

Alfredo'nun önderliğindeki Noviembre ekibi, yüzyıllardır tartışılan "Sanat, sanat için midir yoksa halk için mi?" sorusuna "Sanat, içinde geleceği barındıran bir silahtır." diyerek cevap veriyor.

Peki ne oluyor verdikleri bu cevap karşısında ?


Filmlerle ilgili yazarken bizde EkşiSözlük sayesinde hayatımıza giren "Spoiler" tabirine uyan sularda yüzmemek istiyorum. Dolayısıyla filmde bu cevabın nasıl hayat bulduğuna çok da girmeyeceğim.

Ama yüzeysel olarak bahsetmek gerekirse Alfredo'nun yukarıdaki sahnede de göreceğiniz üzere "Dünyayı Değiştirmek" gibi bir amacı var. Bunu yaparken de içinde geleceği barındırdığına inandığı sanatını yani tiyatro'yu kullanıyor. Ama gelin görün ki "Dünyayı Değiştirmek" denen kavram sadece "Kendi dünyanı değiştirirsen dünya da değişir" mottosuna cuk olarak oturan bir kavram değil.

İstediğiniz kadar değişime kendinizden ve çevrenizden başlasanız da bu değişim başarıya ulaştığı ve büyüdüğü zaman mutlaka dünyanın değişmek istemeyen diğer tarafları tarafından bi şekilde önünüze setler çekiliyor. O setler çekildiği zaman da "tamam bu çizgiye kadar değiştirdim, bu alan bana yeter" diyemiyor idealist insanlar. "İdealist" insanlardan kastım da körü körüne bi şeylere bağlı olanlar değil yanlış anlaşılmasın. Değişimin idealistleridir kastım.

İşte o çizgiden dönülmeyip, o çizgiler de aşılmaya çalışıldığı zaman dünya bunu bi şekilde reddediyor. Aslında dünya dünya diye eleştirdiğimiz de gezegen değil. İnsanlar burda kastım olan. Değişime açık olmayan, yabancıyı, yeniyi kabul etmek istemeyen insanlar. Asıl olması gerekeni reddedip, zevksizliklere, basitliklere, kötüye "kime göre neye göre, zevkler ve renkler vb." kulplarını takan insanlar.

İşte Alfredo ve Noviembre ekibi de bu klişelerin tamamına ismini veren başta Bürokrasi olmak üzere pek çok SET'e takılıyor.


Filmin içinde geçen şu replik de durumu gayet iyi özetliyor  :

"Dünyayı değiştirmek istemiştik. Ama perişanca yenildik. Şimdiyse, değişmemek için ben dünyaya direniyorum."


Noviembre, başta sinema ve tiyatro olmak üzere sanatın tüm dalları, insanoğlu ve toplum üzerine çok önemli bir film. Özellikle "sanatçı ve sanat" nasıl, ne için, ne biçimde olmalı sorularına çok yerinde bir bakış açısı getiriyor. Son 20 yılın değil belki de tüm zamanların en önemli filmlerinden biri. Hatta bu filmi 100. sıradan listeye soktuğum için eleştirebilirsiniz bile beni.

Hala keşfetmediyseniz bu yazı size vesile olsun.

Filmle ilgili başka bir yazı için bu linke, filmin IMDB sayfası için de bu linke tıklayabilirsiniz.

Unutmadan, filmin bana göre en güzel şarkısı olan "Los Delinquentes" grubunun "Nube De Pegatina" şarkısını dinlemek için de alttaki aparata tıklayabilirsiniz.



Comments (23)

Senden tek ricam; geriye doğru giderken arada biraz mesafe bırakman. Yani bu sıralamayı haftada bir falan güncellenemen. Hepsini izlemek istiyorum çünkü. Elde etmem biraz zaman alabilir :)

Çok güzel bir başlangıç benim yaşıtlarım için özellikle 1990-96 yılları arasında ki filmleri izlemek ayrı bir zenginlik katacak.ne kadar sürede güncelleyeceğini belirtmende fayda var çok fazla int. giremiyorum ona göre ayarlıyacam vaktimi.Yazdıkların ve yazacakların için tşkler

Hacitsu; muhtemelen yazacağın çoğu filmi izlememiş olacağım ve emin ol hepsinde bir kelam edeceğim. Bu filmi izlemedim, adını dahi duymadım sdoıf. Fragmanları bile izlemiyorum şu an; çünkü fragman olayını sevmiyorum. Çok fazla "reklam kokan hareketler" bunlar (tabi yapımcılar için bu dediğim)Filmin en güzel yanlarını, en hareketli yanlarını gözümüze sokarlar ve "bu filmi izlesenize lan; NOLUR!" diye çığırmaktalar fragmanlarda.. O yüzden sevmiyorum.

Neyse.

Filmler konusunda hiç seçici değilim. Önüme geleni izler, pek azını severim. Yönetmeni kimmiş, hangi ülke yapmış pek siklemem. O açıdan herkes gibi sen de anlamışsındır harika bir film izleyicisi olmadığımı. Ama çok film izlerim. Hatrı sayılır bir arşivim var. Bizim şopar özkan 10Mbitlik internet sahibi olduğundan beri daha bi hatrı sayılıyor. :p

Neyse. Burada her yazdığın filmi izleyeceğim ve yorumumu yapacağım. Ama g.tün kalkmasın, takip ettiğim bloglarda tavsiye edilmiş her filmi indirip izliyor ve yorumumu yapıyorum zaten! :sdfjsnı Sana özel bir durum değil yani bu smdoıafs

Neyse!

Hadi kolay gelsin lan! Büyük bi bokun altına girdin.. Ama benim için tadından yenmez bir serüven olacağını düşünüyorum..

zalim,

valla yazabildiğim kadar sık yazmak istiyorum ama tahminim haftada bir yazı yazabilirim. yani yetişebilirsiniz hızıma (hız mı)


adsız,

dediğim gibi tamamen duruma göre değişecek. belli bi süre olmayacak. misla bu hafta 3-4 film ard arda gelebilir ama sonra bi süre ara verebilirim.


(Süper)Cem,

hastalıklı dünya ekibinin yorum bırakmadığı bir hbba yazısı lugano'nun hakeme itiraz etmediği bir maça benzer.

bi izle filmi bekliyorum yorumları. ayrıca o arşivi kaybetmeyin. halı saha maçı yaparsak ödünç alayım.

Oley...

Var mı bu film seçimlerinin bir kriteri? Ne biliyim korku, gerilim vs gibi.

Hadi hepimizin gozu aydin! Genis bi inceleme yazisi. Cok hos gercekten. Kolay gelsin size efenim.. :)

bekliyorduk iyi oldu..arada kaçırmış olduğum filmler çıkacaktır, dört gözle bekliyorum

Hoş bir seri olacağa benziyor.Bayağı emek verecek gibisin.Eh bu da çok güzel.Kesinlikle devam etmen taraftarıyım , heyecanla bekliyorum

süper

Sahneden sarkan o palyanço ile epey ağlamaklı olduğumu ve bir de o sahnede yaşanan olayın yarattığı şok etkisinin hemen tüm karakterlerin yüzüne çok iyi yansıtıldığını düşündüğümü hatırlıyorum bu film ile ilgili.

Serinin devamını merakla bekliyorum, pek keyifli olacak takip etmek

Link var mıdır , olsa da verir misiniz?

hbba nın yazdığı filmlerin linklerini, o izin verirse, verebilirim

birfincankahveiçinbirpenny,

yapabilirsin ama birileri gelip altına "sağol dostum emeğine sağlık " tipinde yorum yazarsa hepinizin üzerine tazyikli su sıkarım.

gecikme için özür dilerim. filmin linkleri aşağıdadır, problem yaşayan olursa bildirsin, yarıdmcı olmaya çalışacağım...

http://rapidshare.com/files/95488321/Noviembre_by_sagat.part1.rar
http://rapidshare.com/files/95638887/Noviembre_by_sagat.part2.rar
http://rapidshare.com/files/95695482/Noviembre_by_sagat.part3.rar
http://rapidshare.com/files/96029305/Noviembre_by_sagat.part4.rar
http://rapidshare.com/files/95715535/Noviembre_by_sagat.part5.rar
http://rapidshare.com/files/95735151/Noviembre_by_sagat.part6.rar
http://rapidshare.com/files/95753664/Noviembre_by_sagat.part7.rar
http://rapidshare.com/files/95758299/Noviembre_by_sagat.part8.rar

Uyumlu Tr altyazı

(15760)Noviembre_25fps_1CD_Turkce_SubRip_DiVXPlanet.rar

altyazı için özür dilerim aşağıdaki linkten indirebilirsiniz
http://divxplanet.com/sub/s/6953/Good-Bye-Lenin.html

Linkler icin tesekkurler!..

Linkler için birfincankahveiçinbirpenny ye anlayışı için HBBA'ya teşekkür ederiz, biz kaç kişiyiz.

poff, sağol dostum emeğine sağlık gibi bir yorum olcak ama linklerde film yok, kaldırılmış heralde.

keşke başka link olsaydı da filmi indirebilseydik.:)

Yatmadan önce bir film izlemezse rahat edemeyen bir insan olarak bu filmi ilk defa burada duydum ve ediniverdim (biraz uzun sürdü:)).

Bu hafta izlediğim tüm filmler zaman kaybı mertebesinde olduğundan (Boondock Saints II, Ninja Assasins, Whiteout köüydü ,Dorian Gray'in eli üzü düzgündü sadece) dün gece adam gibi bir film izlemek istedim ve Noviembre'yi açtım.

Film tek kelimeyle mükemmel. Avrupa sinemasını neden sevdiğimi bir kere daha bana gösterdi. Belgesel tadından olduğundan klasik filmler gibi değerlendirmek yanlış olacak diyeceğim ama arada gerçek karakterlerin yorumu olmasaydı belgesel de diyemeyeceğim kadar gerçekçi bir oyunculuk ve sinematografi kullanılmış olduğundan mutlu mesut bir şekilde uyudur.

Sanatın önemine dem vurması ve bunu yaparken de çok radikal bir yoldan gitmesi Noviembre ekibini özel kılıyor. Kendine her yönden setler çekmiş 'sağlamcı' insanoğlunun ise bunu anlayamayacak durumda uyuşturulduğun görmek de bir o kadar üzücü.

Bu güzel filmden haberdar olmamızı sağladığın için teşekkür ediyorum. Umarım film listenden bunun gibi dikkatimden kaçmış güzel filmler çıkmaya devam eder ;)

merhaba..
öncelikle çok güzel bir yazı olduğunun altını çizerek başlamak isterim yorumuma.. müthiş yorumlarla dolu ve tespitlerle.. daha önce (birkaç yıl önce) izlediğim bir filmdi ''noviembre'' ama bugün arşivimde ki 100'lerce filmin arasından seçtim tekrar izlemek için.. afişini google'da aradığımda buldum bloğunuzu ve inanılmaz memnun oldum.. film için siz yeterince şey söylemişsiniz zaten.. duygularıma tercüman olmuşsunuz bir nevi..
benimde blog oluştururken aklımda ki şey buydu aslında. ama pek fazla vakit ayıramamaktan gerçekleştiremedim bu fikri.. sizde görünce ve yarattığınız mükemmeli görünce ne kadar doğru bir düşünce olduğunu anladım..
başka bir filmin yorumunda görüşmek üzere hoşçakalın..

her boku bilen adam, bu ismin hakkını veriyorsun.....
en sevdiğim filmler arasındadır. tiyatroya bilmem kaç kere daha aşık ettiren cinsten...

Noviembre filmini izleyip, akabinde tam bir çıkgın çocuk gibi google'a filmi yazıp "bakayım insanlar da benim kadar beğenmiş mi?" diye düşünürken daha ilk sayfada bu blog linkine rastladım. Ve açıkçası "100 film" listesi yaptığını ve 100. filminin noviembre olduğunu görünce birinci filminin ne olduğunu çok merak ettim ve bunun yanında "good bye lenin" gibi bir filmi ayrıca guantanamo yolu'nu da listede görünce film zevklerimizin ciddi anlamda uyuştuğu kanısına kapıldım.

Soru şu: 96'dan sonra neden geriye doğru saymaya devam etmedin??? :////////////:(((:((((

Evet bu yorumu görünce "oha lan 36852 yıl sonra gelen yoruma bak" diyebilirsin ama lütfen rica ediyorum yazmayı bırakmışsın belli ama o listeyi bir şekilde paylaş, eminim içinde izlenmesi gereken ne güzel filmler vardır. Bizi mahrum etme.

Teşekkür ederim her türlü.