16 Yıllık Anket

Posted by her boku bilen adam | Posted in , | Posted on 23:25

Merhaba,

Nasılsınız? Uzun zaman oldu farkındayım. Çok şeyler oldu ama şu an onlar için açmadım blogu. Size kişisel değil hepimizi ilgilendiren bi şeyler anlatacağım.

Bildiğinizi gibi Pazar günü bir seçime gideceğiz. Seçimden ne sonuç çıkarsa çıksın artık yepyeni bir dönem başlayacak. Bu dönem ya kapkaranlık bir dönem olacak ya da aydınlık günlere kavuşmuş olacağız. Bu yazıda da aslında size duymadığınız şeyler söylemeyeceğim. Hep beraber yaşadığımız şu 16 yılın bazı hatırlatmaları olacak.

Son 16 yıl gerçekten çok zor oldu hepimiz adına. Pazar günü de bu dönemi kapatma umuduyla gideceğiz sandığa. Ama bu bir seçim olmayacak bana göre.
Biz Pazar günü bir seçime girmeyeceğiz.
Oylama olmayacak yaptığımız şey.
Biz 24 Haziran Pazar günü bir ankete gireceğiz.



"Kötülüğü destekliyor musunuz?" diye sorulacak bizlere...

"Vicdanınız hiç mi sızlamıyor?" denecek.

"Kalbiniz acımıyor mu hiç?" sorusuna cevap vereceğiz.

"16 yıldır bu ülkenin tüm değerlerini, vicdanı, iyiliği, temizliği yok etmiş bir oluşumun hala arkasında mısınız?" diye soracaklar...

Akşam vakti biz seçim sonuçlarını takip etmeyeceğiz.
Sonuçlar açıklandığında parti oranları olmayacak önümüze düşen.

Biz Pazar günü bu topraklarda yaşayan iyi ve kötü insan sayısını öğreneceğiz.

"Yav şimdi ne alaka? Hiç mi iyi insan yok bu iktidara destek veren?" diyenleriniz olacaktır. Peki o zaman gelin şöyle birkaç soru sorayım sizlere.

Hazır mısınız?

Pazar günü tercih mührünü şu sorulara yanıt olarak vuracaksınız oy pusulasına:

Siz 301 madencimizin öldüğü cinayetten sonra, "Aynı kaza 1890'da İngiltere'de oldu" diyen RTE'nin ve protestocu madenciyi tekmeleyip ayağı zarar gördü diye sağlık raporu alan, madenciyi işinden eden, üzerine 10 ay hapis cezası almasını sağlayan Yusuf Yerkel gibilerden yana mısınız,



Demokratik protesto hakkını kullandığı için polis tarafından biber gazına maruz bırakılan ve hayatını kaybeden öğretmen Metin Lokumcu'nun ölümünü kendisine hatırlatan gazeteciye "Ben bilmem" diyerek umursamadığını söyleyenleri onaylıyor musunuz,

Gezi eylemleri sırasında 19 yaşındaki Ali İsmail Korkmaz'ı linç eden esnafları, Ali İsmail'i muayene etmeyip "Hipokrat da zaten gavurdu, ona verdiğim yemini tutmak zorunda değildim, içim rahat" diyen doktoru, ölüm yıldönümünün olduğu gün "Esnaf gerekirse bekçi de olur polis de" diyen malum zatı onaylıyor musunuz,



Megri Megri türküleriyle sözde barış süreci ilan edenlerin, oy kaybettikten sonra barış diyenleri gözaltına alması, işlerinden atması, hapislere tıkması, kardeşini kaybeden Yarbay Mehmet Alkan'ın acıyla "O zaman barış diyenler, şimdi neden savaş diyor" sorusuna karşılık apoletlerinin sökülmesi içinize siniyor mu,



Görme engelli bir vatandaşın kendisinden işiyle ilgili bir istekte bulunması üzerine Bakan Recep Akdağ'ın "Gözlerin görmediği halde sana iş vermişiz gelmiş bir de konuşuyorsun" diye azarlaması size çok mu normal geliyor,



Kendisine sadece ilaçlarını bulamadığı için derdini anlatmaya gelen kanser hastası genç bir kızın avucuna para sıkıştırıp "Ben dilenci değilim" cevabını aldığında da "Ne yapayım işte para verdim" diyen Bakanların halkı düşündüğüne inanıyor musunuz,


Yaşanan terör saldırısından ve onlarca insanımız hayatını kaybettikten sonraki basın toplantısında kendisine yöneltilen istifa edecek misiniz sorusuna sırıtarak karşılık verebilen bakanları hak ediyor muyuz,



Çocuk yaşta evliliklerin önünü açacak yasayı "Bunlar tecavüz değil ki hem KÜÇÜĞÜN RIZASI var" diyebilen ADALET Bakanı'nın zihniyeti size yakın mı,


Yalova'da öğrencilerinin en sevdiği öğretmen Halil Serkan Öz'ü okul ziyareti sırasında kıyafetini beğenmedi diye öğrencilerinin önünde aşağılayan, azarlayan ve üzüntüden ölümüne sebep olan valinin pişkince yaptığını savunması canınızı acıtmıyor mu,



Gözaltında işkence ve tacize uğrayan Mimar Onur Yaser Can'ın polis kendisinin tekrar karakola çağırdığında tekrar aynı şeyleri yaşamak yerine intihar etmesi, annesinin acısına dayanamayıp onun da canına kıyması, babasını ve kızkardeşinin sönen hayatları içinize siniyor mu,



Hayatını bu ülkenin insanları daha aydınlık daha çağdaş insanlar olsun diye adamış Türkan Saylan'a hasta yatağında yapılanlar, iftiralarla kumpaslarla intihara kadar sürüklenen, hasta yatağında kelepçeli halde vefat eden komutanlara yapılanlar "Oh olsun" mu diyorsunuz,

Küçücük çocuklara tecavüz edildiği ortaya çıkarılan bir vakfın sırf yöneticileri iktidara yakın diye araştırma önergesinin bile hem de oylama kabul edildiği halde AKP'li başkanvekili tarafından araştırılmasının bile reddedilmesini, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı'nın "Bir kere böyle bi şey oldu diye bu vakıf karalanamaz, biz Ensar Vakfı'nı biliyoruz" diyerek olayı geçiştirmesini, çocukların ailelerine para verilerek, tehdit edilerek şikayetten vazgeçirilmesini, oylama sonucu araştırma reddedilince milletvekillerinin bakanı tebrik edişini vicdanınıza anlatabiliyor musunuz,



Ülkenin kurucu lideri Mustafa Kemal Atatürk'ün, bu ülkenin tüm temel dinamiklerini oluşturan birçok değerinin her geçen gün yok edilmesi, kendisinden "Ayyaş" diye bahsedilmesi, adının verildiği her yerden neredeyse silinmesi hiç mi vicdanınızı sızlatmıyor,

2004 yılında Milli Güvenlik Kurulu kararınca faaliyetlerinin araştırılması kararı alınan Fethullah Gülen Cemaati'ni sonraki yıllarda devletin tüm kademelerine yerleştiren, liyakatı hiçe sayıp sadece cemaatçi olmayı bir nişane olarak gören ve "Ne istedilerse verdik" dediği Hocaefendi'sini "Bitsin bu hasret artık gel" diye ağlaya ağlaya ülkeye davet eden, yıllar sonra ters düşünce kendisi "Kandırılmışız" diye işin içinden sıyrılıp iş adamından, baklavacısına, mobilyacıdan, kendi açılışını sırıtarak yaptığı banka çalışanına kadar herkesi terörist ilan eden ama bu örgütün en büyük destekçilerini Bakanlık makamında tutan birine hala güvenebiliyor musunuz,



Wikipedia, Booking,  Paypal, UBER gibi yeni çağın önemli girişimleri ülkemizde yasaklanırken, ÇiftlikBank gibi oluşumlar açılış yaparken devletin bu açılışlara kaymakam, müftü düzeyinde katılarak bir bakıma destek vermesi; 16 yılın sonunda tüm dünya gelişip, teknoloji bambaşka boyutlara gider, endüstri 4.0'ın öncüsü olma fırsatını betona yatırım yaparak harcayıp bir de üstüne seçim vaadi olarak kıraathanede kek ve çay göstermesi sizce vizyonerlik midir,



"Hayırsever bir iş adamı" denen İranlı 30 yaşındaki rüşvetçi genç Türk Bakanları parmağında oynatırken, ülkenin gelecek vaadeden gençleri protesto yapınca, tweet atınca, yazı yazınca, kendilerinden olmayınca içeri tıkılıp işkenceler görmesi hak mıdır,



1 buçuk yıl önce PKK tarafından öldürülen Eren'in annesine ev vermek için seçimden bir hafta öncesini bekleyen, o evin anahtarını da kalabalığın önünde annenin yaşlı gözleri önünde anahtarı sallayarak veren biri sizin için gerçekten vicdanlı mı,



Yandaş şirketler beslensin ihaleler alsın diye yapılan usulsüzlükler, "Hizmet yapıyoruz" diyerek aslında rant için yapılan doğa katliamları, her yıl değiştirilen ve çocuklarımızı birer morona çeviren eğitim sistemi, liyakatı hiçe sayıp kendine yakını, akrabayı, işinin ehli olmayanları alakasız mevkilere getirmeleri ve beyin göçünün hızla artması, adaletsizlikler, haksızlıklar, illegalin legal hale getirilmesi, hakkını arayanın susturulması, zorbalığın, kabalığın artık doğal hale getirilmesi, insanların normal bir ülkenin yıllar boyu yaşayamayacağı gündemleri burda birkaç günde yaşamayı artık yadırgamaz hale gelmesi,

Her iki lafından biri "Milli İrade" olanların insanlarda hala "Oy çalıyorlar, sandıklara sahip çıkalım" algısı yaratıyor olması ve istedikleri seçim sonucu çıkmayınca seçimi yenilemesi, kendilerine oy vermeyen herkesi "Vatan haini" olarak suçlamaları...

"Devlet Adamı" kavramının saygınlığını yerle bir eden, bağıran, çağıran, küfür eden, durmadan yalan söyleyen, kendi söylediğini ertesi gün yalanlayan, dün sahip çıktığını bugün hain ilan eden, dün hain ilan ettiğini bugün yanıbaşına alan, "Yurtta sulh, cihanda sulh" mottosuna dayanan devleti tüm dünyaya düşman ilan eden, kendi çocukları askere gitmezken, başkalarının çocuklarını ölüme gönderen, cenazelerini bile rahat bırakmayıp, elini tabuta koyarak adeta seçim konuşmaları yapan bir lideri bu ülkeye layık görüyor musunuz?



Tüm bunlar içinize siniyor mu?

Tüm bunları onaylıyor musunuz?

Tüm bu sorulara yanıtınız "Evet ben bunları destekliyorum adamlar yol yaptılar, hem istikrar önemli" mi?


İnanın çok daha fazlası var ve gerçekten düşünsek bu yukarıdakiler gibi sayfalar dolusu soru sorabiliriz. Ama gerçekten boğazıma bir yumru oturdu ve daha fazlasını yazamıyorum.

İşte bu yukarıdaki ve daha nice soruların yanıtını vereceksiniz Pazar günü.

İyi bir insan mısınız, vicdanınız var mı, zalimin, kötünün yanında mısınız bunu oylayacaksınız.

"Ya muhalafette kim var ağbi, bu adamlar gidecek de kim gelecek mi?" diyeceksiniz?

"Olan olmuş beni ilgilendirmez, ben kendi hayatıma bakarım" diyenlerden mi olacaksınız yoksa hesap soranlardan mı bunu söyleyeceksiniz.

Ne dersiniz?

Bir 15 seneniz daha var mı bu anketi yanıtlamak için?

Comments (3)

Nerdesin sen, özlettin kendini.
Yaz sık sık boş buralar ceyran yapıyor, esiyor efil efil.


Saygılarımla.

https://www.youtube.com/watch?v=zQvVLyTfyns

içlerine sinmiş demek ki zafer turları düzenlediler.Ne zaman ki onların da canı yanar ancak o zaman sesleri çıkar .Ha belki hiç çıkmaz,ondan da emin değilim! Aladağ da cayır cayır yanan çocukları için kan parası alan insanların ülkesi artık burası,parayla oyunu satanların ülkesi artık..Belki de hep böyleydi bilmiyorum.Artık hiç umudum yok.Burası "senden mi öğreneceğiz","sana mı soracağız" diyen Alev Alatlı nın deyimiyle "paçoz kültürü" nün hükü sürdüğü topraklar..Yıllarca fethetmiş,almış,harcamış ama hiç üretmemiş,sorgulamamış insanların toprakları..Birkaç kişinin çırpınışıyla adam olmayı,var olmayı denemiş ,her defasında kanlı sınavlardan geçmiş insanların ülkesi...küskünlükle yaşamaya devam edeceğiz işte!